HABERLER

Resim


Forum tekrardan kullanıma açılmıştır. Özel mesajlaşma kapatılmıştır. Koleksiyon konusu haricinde, şahsi yorumlar içeren mesajlar, kimin haklı olup olmadığına bakılmaksızın DERHAL SİLİNECEKTİR ! Foruma gönderilen her mesaj anında kontrol edilememektedir. Silinmesini istediğiniz, sizce uygun olmayan mesajları yöneticiye bildirmek için her mesajın üstünde, sağ tarafta bulunan DİKKAT işaretini tıklamanız yeterlidir.

Anadolu Nümismatik Forumu, Osmanlı Nümismatik tarafından idare edilmektedir. Ana web adresimiz http://www.osmanliparalari.com 'dur

II.ABDÜLHAMİD.

:!: :!: :!: SİYASİ İÇERİKLİ, PROVOKATİF veya BİR ÜYE İLE İLGİLİ DOĞRUDAN HEDEF ALICI MESAJLAR ANINDA SİLİNECEKTİR. BU ŞEKİLDE MESAJ GÖNDERENLERİN ÜYELİĞİ İPTAL EDİLECEKTİR. :!: :!: :!:
Forum kuralları
:!: :!: :!: SİYASİ İÇERİKLİ, PROVOKATİF veya BİR ÜYE İLE İLGİLİ DOĞRUDAN HEDEF ALICI MESAJLAR ANINDA SİLİNECEKTİR. BU ŞEKİLDE MESAJ GÖNDERENLERİN ÜYELİĞİ İPTAL EDİLECEKTİR. :!: :!: :!:

II.ABDÜLHAMİD.

Mesajgönderen zolata » Pzt Oca 28, 2008 2:42 am

Selamlar.Son zamanlarda II.Abdülhamid'le ilgili çeşitli kitaplar okuyorum.Farklı görüşlerde onlarca kitap olmasına rağmen anladığım şu ki,gerçekten son padişah o imiş.Daha önce yayınlarda görmediğim bir fotoğrafını arkadaşım eposta gönderdi.paylaşmak istedim.Saygılar.
Eklentiler
berkantayhan_abdulhamid.jpg
*ilyas Çamlı*
zolata
(ÇA) Koleksiyoner
(ÇA) Koleksiyoner
 
Mesajlar: 378
Kayıt: Cum Ağu 11, 2006 3:24 am
Konum: KOCAELİ-BOLU

Re: II.ABDÜLHAMİD.

Mesajgönderen ankh » Pzt Oca 28, 2008 10:52 am

Gençken daha yakışıklıymış.
Eklentiler
446px-Abdulhamid21890.jpg
ankh
resmi koleksiyoner
resmi koleksiyoner
 
Mesajlar: 1856
Kayıt: Prş Şub 10, 2005 11:35 am

Re: II.ABDÜLHAMİD.

Mesajgönderen msu » Pzt Oca 28, 2008 11:44 am

2. Abdülhamid son Osmanlı padişahıdır. İngilizlerin tertibiyle çıkan 31 Mart vakasından sonra 2. Abdülhamid tahtan indirildi ve idare Osmanlı Devleti'nin yıkılışına kadar İttihat ve Terakki Cemiyetine geçti. Sultan Reşat sadece bir semboldü. Vahdettin ise devlet yıkıldıktan sonra padişah ilan edildi.
msu
(ÇT) Koleksiyoner
(ÇT) Koleksiyoner
 
Mesajlar: 237
Kayıt: Prş Ağu 03, 2006 5:30 pm

Re: II.ABDÜLHAMİD.

Mesajgönderen selo1958 » Pzt Oca 28, 2008 6:02 pm

Merhaba,

Cuma selamligindan cikip paytondaki o resmi ilk kez 1971 de elde ettigimde icimde hos bir duygu hissetmistim, tarih ile daha cok icli disli olmama adeta ilham vermisti, burada yayinlamaniza sevindim, 33 yillik iktidari suresince Osmanli devletini savaslardan uzak tutmayi ve osmanlinin Bunyesinin toparlanmasini saglayan kurdugu egitim sistemiyle Cumhuriyeti kuracak kadrolarin yetismesine vesile olan, milli mucadelede en onemli iletisim olan Telgraf agini, demiryollarini (hicaz dahil) ve daha bir cok hizmeti olan muhterem bir zati sahanedir,

ittihad terakkinin marifetleriyle hal fetvasininda unlu islam alimi elmalili hamdi yazir tarafindan yazilmasi beni uzen bir vakadir, dusundurucudur dogrusu...! dahada uzucu taraf ise sahibi bir yahudi olan alaatini koskune ikamete zorlanmasi,neyse konular uzun efendim,

Benim sahsi kanaatime gore son 150 yillik tarihimizde 2 tane adam gibi adam cikmistir ve mevcudiyetimizi onlara borcluyuz, biri 2. ci Abdulhamid'dir digeriyse M.K.Ataturk'tur.,
her ikisinin'de mekani cennet olsun, saygilar
ATATURK TURKIYESI icin elele,
selo1958
Isınma Turlarında
Isınma Turlarında
 
Mesajlar: 33
Kayıt: Çrş Şub 14, 2007 9:19 am
Konum: tarih, kitapdunyasi, para koleksiyonu, osmanli arastirmalari

Re: II.ABDÜLHAMİD.

Mesajgönderen ankh » Pzr Şub 10, 2008 3:43 pm

Erhan Afyoncu'nun yazısı
BUGÜN II.ABDÜLHAMİD'İN 90.ÖLÜM YIL DÖNÜMÜ
Hakkı yenmiş ve anlaşılamamış sultan 90 yıldır tartışılıyor

Bugün, Sultan İkinci Abdülhamid'in ölümünün 90. yıldönümü. İkinci Abdülhamid'i kimileri Kızıl Sultan diye aşağılarken kimileri de Ulu Hakan diyerek göklere çıkarırlar. Bu yüzden, İkinci Abdülhamid, en çok hakkı yenmiş ve en az anlaşılmış Türk hükümdarıdır.

En çok tartışılan Osmanlı padişahı İkinci Abbülhamid'in 33 yıllık hükümdarlık yılları tarihimizin en önemli dönemlerinden biridir. Türk tarihindeki en önemli örgüt olan İttihat ve Terakki bu dönemde kurulurken, hâlâ gündemimizden düşmeyen Ermeni meselesi ve Musul petrolleri meselesi de sultanın hükümdarlığında ortaya çıktı. Modernleşme tarihimizin en önemli adımlar sultan Abdülhamid döneminde atıldı.

BİR HÜKÜMDAR YETİŞİYOR
Sultan İkinci Abdülhamid 21 Eylül 1842'de doğdu. Babası Tanzimat Fermanı'nı ilân eden Sultan Abdülmecid (1839-1861), annesi ise Tir-i Müjgan Kadın Efendi'dir. İkinci Abdülhamid 11 yaşındayken annesini, 19 yaşındayken de babası Sultan Abdülmecid'i kaybetti. Amcası Sultan Abdülaziz'in (1861- 1876) hükümdarlık yıllarında Maslak'taki köşkü, Tarabya'daki yazlığı ve Kağıthane'deki çiftliği arasında, ailesiyle beraber kendi hâlinde bir hayat yaşadı.

Şehzadeliği döneminde, 1864'te Sultan Abdülaziz'in Mısır'a yaptığı seyahate, 1867'de de Fransa, İngiltere, Belçika, Almanya, Avusturya- Macaristan'ı içine alan Avrupa seyahatine katıldı. Sultan Abdülhamid, bu seyahatte Batılılar'ın hayat tarzını, gelenek ve göreneklerini, protokol yöntemlerini bütün ayrıntılarıyla görme fırsatı bulmuş, dünyanın en ileri tekniklerini, buluşlarını yerinde görmüş, Avrupa'nın hangi düzeye vardığını anlamıştı.

Sultan Abdülaziz'in son yıllarında ortaya çıkan gelişmeler, ülkenin kaderini derinden etkilediği gibi, Abdülhamid'in geleceğinin şekillenmesinde de önemli rol oynadı. Bir darbeyle 30 Mayıs 1876'da Sultan Abdülaziz tahttan indirilerek, öteden beri tahta geçmek için Meşrutiyetçilerle işbirliği içerisinde olan Beşinci Murad padişah yapıldı.

Ancak Beşinci Murad son dönemde yaşanan gelişmelerden olumsuz etkilenip, rahatsızlanmıştı. Meşrutiyet taraftarları, Beşinci Murad'ın hastalıklı hâliyle amaçlarına ulaşamayacaklarının farkındaydılar. Bu yüzden veliaht Abdülhamid'le Meşrutiyet'in ilânı hususunda anlaşıp, 31 Ağustos 1876'da tahta çıkardılar. İkinci Abdülhamid, tahta çıkar çıkmaz büyük meselelerle karşılaştı. Balkanlar'da istediği tavizleri alamayan Rusya, 24 Nisan 1877'de Osmanlı Devleti'ne savaş ilân etti.

Savaş büyük bir hezimetle sona erdi. Sultan Abdülhamid, savaşın sonunda meydana gelen gelişmeler üzerine 13 Şubat 1878'te Meclis'i süresiz tatil etti. Ancak anayasayı yürürlükten kaldırmamıştı.

DEVLET YILDIZ'DAN YÖNETİLİYOR
İkinci Abdülhamid'in Meclis'i kapatması, daha sonra girişeceği, iktidarı Bâbıâli'nin, yani hükümetin elinden alarak Saray'a taşıma hamlelerinin ilkini teşkil etmekteydi. İkinci Abdülhamid yavaş yavaş Saray'ın hakimiyetini arttırdı. İkinci Abdülhamid hükümeti devreden çıkartıp, Bâbıâli'de yapılması gereken işleri Saray'a aktarınca, buradaki bürokratik işlemler eskiye oranla çok arttı ve Saray bürokrasisi Bâbıâli'nin yerini aldı.

Sultan Abdülhamid'in, padişah olduktan sonra Dolmabahçe Sarayı yerine Yıldız'da ikamet etmeyi tercih etmişti. Sultan, padişahlığının ilk yılları hariç, Yıldız Sarayı'ndan fazla ayrılmadı. İkinci Abdülhamid, hükümdarlık yıllarında dış politikada ustaca bir siyaset güderek Osmanlı Devleti'ni ayakta tutmaya çalıştı.

Bunun için Avrupalı büyük güçlere karşı, sonradan büyük devletler arasına katılan Almanya'ya yakınlaşıp, çok sayıda Müslüman sömürgeye sahip olan Fransa, İngiltere ve Rusya gibi devletlere karşı da İslâmcılığı bir tehdit unsuru olarak kullandı. İkinci Abdülhamid, padişahlığı döneminde büyük devletler arasındaki rekabeti sürekli körükleyen, tarafsız, bağımsız, çoğu zaman barışçı, bazen tavizkâr fakat yeri geldiğinde de tehditkâr bir dış politika anlayışı izledi.

MODERNLEŞMENİN MİMARI

İkinci Abdülhamid, hükümdarlık döneminde Tanzimat Fermanı'yla başlayan modernleşme sürecini devam ettirdi. Tanzimat reformlarının öngördüğü modernleşmeye sıkı sıkıya bağlı kaldı. Günümüzde varlığını devam ettiren birçok kurum İkinci Abdülhamid döneminde kurulmuştur. Sultan, modernleşmenin en önemli unsuru olarak eğitimi görüyordu.

Bu yüzden döneminde ülkedeki modern eğitim veren okulların sayısı bir hayli artırdı. Eğitim yanında, maliye, ulaşım, haberleşme, sağlık, sanayi ve ticaret, ziraat, hayır kurumları vesaire gibi konularda önemli atılımların yapıp, birçok kurumu oluşturdu. Sultan Abdülhamid zamanında her vilayette mektepler, hastaneler, yollar, çeşmeler, yapıldı. Eğitimin ülke geneline yayılması İkinci Abdülhamid döneminde oldu.

SÜRGÜN VE GÖZALTI
İkinci Abdülhamid'in hükümdarlığının son yıllarında İttihat ve Terakki Cemiyeti'nin faaliyetleri arttı. Bunun üzerine, uzun süren mücadeleli bir saltanat döneminden sonra, manen ve ruhen yorgun düşen İkinci Abdülhamid, "Suyun akışına gideceğim" diyerek 23 Temmuz 1908'de, Meclis'in tekrar açılmasına izin verdi. 13 Nisan 1909'da 31 Mart Vakası meydana geldi. İstanbul'da çıkan isyan Rumeli'den gelen Hareket Ordusu tarafından bastırıldı.

Aslında isyan çıkmasından hiç sorumlu olmadığı halde, Yeşilköy'de toplanan Meclis, 27 Nisan 1909'da İkinci Abdülhamid'in tahttan indirilip, Beşinci Mehmed Reşad'ın padişah yapılması kararını aldı. Sultan Abdülhamid, tahttan indirildikten sonra Selânik'e gönderilerek Alâtini köşkünde göz hapsinde tutuldu.

1912'de Balkan Savaşı'nın çıkınca İstanbul'a getirilerek, Beylerbeyi Sarayı'na yerleştirildi. Beylerbeyi Sarayı'ndaki gözaltı süresi devam ederken, 10 Şubat 1918'de hayatını kaybetti. Divanyolu'ndaki Sultan Mahmud türbesine, dedesi Sultan İkinci Mahmud ve amcası Sultan Abdülaziz'in yanlarına defnedildi. Cenazeye çok büyük bir kalabalık katılmış ve derin bir teessür içinde olan halk "bizi bırakıp nereye gidiyorsun" diye hıçkırıklarla Sultan Abdülhamid'i son yolculuğuna uğurlamıştı.

TARİHİN KAPISI SULTAN ABDÜLHAMİD'E AÇILIYOR

Üsküdar Belediyesi kültür ve sanat etkinlikleri çerçevesinde Dr. Coşkun Yılmaz ve birçok akademisyenin katılımıyla "Tarihin Kapısı" nı bu ay 13 Şubat'ta aralayacağız. İzleyicilerle karşılıklı iletişim esasına dayanan ve sıcak bir ortamda gerçekleşen Tarihin Kapısı programında günümüzdeki olayların tarihi arka planı ve tarihi olayların günümüze yansımaları minyatür, gravür, eski fotoğraf vb gibi görsel materyallar eşliğinde anlatılarak bir tür görsel tarih anlatımı gerçekleşiyor. Tartışmalı olarak İkinci Abdülhamid ve döneminin gerçeklerini öğrenmek isteyen tarih meraklısı herkesi 13 Şubat Çarşamba saat 20'de Altunizade Kültür Merkezi'ne (Capitol'ün arkasında) bekliyorum.

BİR KARIŞ TOPRAK
Abdülhamid taraftarları İkinci Abdülhamid döneminde bir karış toprak kaybedilmediği söylerler. Karşıtları ise imparatorluk döneminde en büyük kayıpların Sultan Hamid'in döneminde olduğunu ifade ederler. Aslında her iki görüş de doğru değildir. 1877-1878 Osmanlı Rus savaşı sonrasında Balkanlar'da ve Doğu Anadolu'da toprak kaybedilmiş, 1881'de Tunus Fransızlar, 1882'de Mısır İngilizler tarafından işgal edilmiş, Kıbrıs İngiltere'ye, Doğu Rumeli vilayeti Bulgaristan'a bırakılmıştı.

Ancak bu toprak kayıplarının İkinci Abdülhamid'in saltanatının ilk yıllarında olduğuna dikkat edilmelidir. İkinci Abdülhamid, devlet idaresine hakim olduktan sonra dikkatli bir dış politika izleyerek fazla bir kayıp vermemeye çalıştı. Sultan, 19. yüzyılda hiçbir devletin sadece kendi gücüne dayanarak politika oluşturmadığı, aralarında ittifaklar yapmak suretiyle daha güçlü olmaya çabaladıklarının farkındaydı.

Bu yüzden devletler arasındaki dengeleri kollayarak politika üretti. Bu uğurda zaman zaman tavizler vermek zorunda kaldığı anlar da oldu. Ama bu durum hiçbir zaman devletin aciz durumlara düşürülmesi pahasına gerçekleşmedi. İkinci Abdülhamid Doğu Anadolu'nun Ermenilere verilmesine, Filistin'e Yahudilerin yerleşmesine sürekli karşı çıkmış, kutsal toprakların, petrol bölgelerinin elde tutulmasına azami gayret göstermiş, bu alanlarda en ufak bir tavize yanaşmamıştı.

SON OSMANLI TÜRBESİ BAŞINDA ANILIYOR

Osmanlı Devleti'nin son padişahı 2. Abdülhamit, 90. ölüm yıldönümünde törenle anılıyor. Bugün saat 10.30'da Cağaloğlu'ndaki türbesinin başında düzenlenecek törene Osmanlı hanedanının torunları ve bazı fikir adamları da katılacak. Törende, 2. Abdülhamit'in torunu Harun Osmanoğlu, 5. Murat'ın torunu Selahattin Osmanoğlu, Abdülhamit Kayhan Osmanoğlu, Nurhan Osmanoğlu ve Ferizet Osmanoğlu'nun hazır bulunacak. Eski Sağlık Bakanı Halil Şıvgın, Prof. Dr. Mehmet İpşirli ve bazı gazeteciler de Sultan 2. Abdülhamit Han hakkında görüşlerini aktaracaklar. Anma töreni Mehmet Tosun tarafından organize ediliyor.

Bugün
ankh
resmi koleksiyoner
resmi koleksiyoner
 
Mesajlar: 1856
Kayıt: Prş Şub 10, 2005 11:35 am

Re: II.ABDÜLHAMİD.

Mesajgönderen selo1958 » Pzr Şub 10, 2008 11:29 pm

Hayir, resimde baktigi kisi sultan resad degildir, sultan resadin cuma selamliklarina sehzadeliginde gittigi cok istisnadir, adeta sarayda kapali bir inziva hayati yasadigi bilinir , bir nevi goz hapside denilebilinir, bu resimde Abdulhamid han bir yasli kadina baktigi ve yasli kadinin " ASKER YASATAN PADISAHIM SEN COK YASA " diye haykirdigi ve abdulhamidin hosuna gittigi ve kadina hediyeler gonderttigi rivayet edilir, zaten bu olay sonrasi bu olaydan dolayi HALK arasinda bu kadinin soyledigi soz adeta literature girmis ve Abdulhamidin LAKABLARINDAN biri olmustur,, --- ""asker yasatan padisah''---
ve bu soylem halk arasinda cabucak yayilmistir..bu resim cekildikten cok kisa bir sure sonra padisah hal edilmistir, hal edilis seklide bugunde yarinda vicdanlari uzmeye hali hazirda devam etmektedir (tabii hissedenler icin).. saygilar..
btaşgın yazdı:İlk resimde, Sultan 2. Abdülhamid'in baktığı kişi Sultan Reşad mı? Bu resim onun hal'edilişini mi gösteriyor?
ATATURK TURKIYESI icin elele,
selo1958
Isınma Turlarında
Isınma Turlarında
 
Mesajlar: 33
Kayıt: Çrş Şub 14, 2007 9:19 am
Konum: tarih, kitapdunyasi, para koleksiyonu, osmanli arastirmalari

Re: II.ABDÜLHAMİD.

Mesajgönderen hayko45 » Pzr Şub 24, 2008 10:36 pm

sanırım üstteki foto cuma selamlığındayken çekilmiş olmalı o kadar yıl geçmesine rağmen güzel korunmuş
hayko45
(ÇA) Koleksiyoner
(ÇA) Koleksiyoner
 
Mesajlar: 325
Kayıt: Cum Şub 01, 2008 1:52 pm

Re: II.ABDÜLHAMİD.

Mesajgönderen ankh » Cmt Haz 20, 2009 2:04 pm

Osmanlı'dan Japonya'ya robot
120 yıl önce 2. Abdülhamit Japonya'ya robot göndermiş. Ezan okuyan ve yürüyen robottan geriye iki fotofraf kaldı.
Sultan 2. Abdülhamid’in Japonya’ya 1889 yılında robot hediye ettiği ortaya çıktı.

İnsan şeklinde tasarlanan ve ismi ‘Alamet’ olan robotun özelliği ise sema edip yarım metre yürüyebilmesi ve her saat başı ezan okuyabilmesi...

Bugün gazetesinden Mehmet Rıfat Yeğen'in haberine göre; Araştırmacı-Yazar Oktan Keleş’in arşivinde yer alan Alamet’in orijinal fotoğrafları Yıldız Sarayı yangınında zarar görmüş. Ancak fotoğrafın kalan parçaları bile 120 yıl sonra ilk kez gündeme gelen bu ilginç olayı anlatmaya yetecek cinsten.

FİRKATEYNLE BİRLİKTE SULARA GÖMÜLDÜ

Sultan Abdülhamid Han asrın teknoloji harikası bu eseri, Ertuğrul Firkateyni vasıtasıyla yazılmış özel bir mektup, hediyeler ve nişanlar ile beraber Japon İmparatoru'na göndermişti. Firkateyn dönüş yolunda 450 mürettebatıyla birlikte batmıştı.

120 YIL ÖNCEKİ BULUŞ

Keleş yapılan robotun özelliklerini şu şekilde sıraladı:

“Semâzen şeklinde, normal bir insan boyuna yakın, saatli bir robot. Kaideye oturtulmuş gövdesi; saat başı semâ ediyor, bu esnada kollarını açıyor, gümüş levhalardan yapılmış etekleri açılıyor ve aynı anda ezan okuyor. Tüm bunları yaparken yarım metre yürüyor, hem dönüyor ve ezan bitince de tekrar yarım metre geri giderek yerine dönüyor; kollarını ve eteklerini indiriyor. Robotun tamamı gümüş ve altın kaplamadan yapılmıştı. Robotun arka kısmında kurma yeri mevcuttu ve yedi günde bir kuruluyordu."
ankh
resmi koleksiyoner
resmi koleksiyoner
 
Mesajlar: 1856
Kayıt: Prş Şub 10, 2005 11:35 am

Re: II.ABDÜLHAMİD.

Mesajgönderen ankh » Cmt Haz 20, 2009 2:09 pm

1.jpg
ankh
resmi koleksiyoner
resmi koleksiyoner
 
Mesajlar: 1856
Kayıt: Prş Şub 10, 2005 11:35 am

Re: II.ABDÜLHAMİD.

Mesajgönderen ankh » Cmt Haz 20, 2009 2:10 pm

2.jpg
ankh
resmi koleksiyoner
resmi koleksiyoner
 
Mesajlar: 1856
Kayıt: Prş Şub 10, 2005 11:35 am

Re: II.ABDÜLHAMİD.

Mesajgönderen zolata » Cmt Haz 20, 2009 4:02 pm

Gerçekten kıyıda köşede kalmış bilgiler,sn.ankh'nin izniyle birkaç foto da eklemek istedim.
Dönemin gazeteleri bu robot olayını biraz da abartarak halka duyurmayı ihmal etmemiş.

-Bugün Gzt,M. Rıfat YEĞEN -
Eklentiler
.robot.jpg
robot.jpg
*ilyas Çamlı*
zolata
(ÇA) Koleksiyoner
(ÇA) Koleksiyoner
 
Mesajlar: 378
Kayıt: Cum Ağu 11, 2006 3:24 am
Konum: KOCAELİ-BOLU

Re: II.ABDÜLHAMİD.

Mesajgönderen ankh » Çrş Haz 24, 2009 11:13 pm

Sokak köpekleri nasıl yobazlığın simgesi olmuştu?
Tam 99 yıl önce meydana gelen olaylar, sokak köpeklerinin dahi politik ve ideolojik bir bağlama oturtulduğunu gösteriyor.
İttihat ve Terakkiciler, II. Abdülhamit'i tahttan indirdikten bir yıl sonra, yani 1910'da, İstanbul'daki sokak köpeklerinin kökünü kazımaya karar verdi.
Zaptiyeler ve bu iş için tutulmuş adamlar başıboş köpekleri yakalayıp kafeslere koydular.
Kafesleri de arabalara yüklediler.
Ama köpekler durumu fark etti. Uluyarak, havlayarak birbirlerini uyardılar. Böylece direniş başladı.
Görevlilerin işi artık zordu. Köpekleri ancak kalın deri eldivenler, kementler ve kancalarla yakalayabilir oldular.
İlk karara göre köpekler kent dışına atılacaktı. Ancak civardaki halk tepki gösterince bu mümkün olmadı.
Ardından belediye, köpekleri Hayırsız Ada da denilen, kimsenin yaşamadığı Sivriada'ya atmaya karar verdi.
Köpeklere her gün ekmek götürülecek, ayrıca iki görevli adadaki kuyudan hayvanlara su çekecekti.
Et ve kemik artıklarıyla yaşamaya alışmış olan köpekler, ekmek yerine birbirlerini yemeye başladı.
Temmuz güneşi yakıcıydı. Lodos esti mi, leş kokusu ve canhıraş ulumalar İstanbul'un ara sokaklarına kadar ulaşıyordu.
Bu şartlarda adaya ayak basmak mümkün değildi. Zaten köpeklere su ve yemek vermekle görevlendirilenlerin de maaşları kesilmişti. Tüm köpekler büyük acılar çekerek öldü.

***
Pasteur Hastanesi Müdürü Dr. Remlinger, köpekleri fenni bir biçimde itlaf etme, elde edilen geliri ise hayır işleri için harcama projesi hazırlamıştı.
Ancak bu proje, Meclis-i Umuru Sıhhiye tarafından, "Genç Türkiye'nin bir yabancının tavsiyesine ihtiyacı yoktur" denilerek reddedilmişti.
Dr. Remlinger, 1932'de Mercure de France dergisinde çıkan makalesinde şöyle diyordu:
"Köpeklerin itlafında ahlak ve hijyenin hiçbir rolü olmamıştır. Zavallı hayvanlar yok edildiler, çünkü -inanması zor amaeski Türk düzeninin canlı örneği, simgesi olarak görüldüler. Sokaktaki varlıkları gericiliğin, yobazlığın simgesi değilse, neydi?"

***
Acaba Dr. Remlinger'in yaptığı bir 'aşırı yorum' muydu? Hayır!
İstanbul'u ziyaret eden Batılı seyyahların anılarında değinmeden geçmedikleri sokak köpekleri; çöpleri yiyerek ortadan kaldıran, mahalleyi serkeşlerden koruyan, hırsızları kovalayan işlevsel yaratıklardı.
Ayrıca hayvanları beslemek, dini inançlarla da bağlantılı önemli bir gelenekti. En azından savunmasız bir hayvanı öldürmek günahtı.
Köpeklerin böyle hunharca yok edilmesini halk yaşam tarzına müdahale olarak görüyordu.
İmamından paşasına birçok kişi itlaf ekipleriyle kapıştı. Köpekleri koruma uğruna, hapis cezası alanlar oldu.
Türkiye'yi seven ünlü yazar Claude Farrere ise şöyle diyordu:
"Türk var, Türk var... Medeniyet bahanesiyle (ki bu barbarca ve kibir dolu bir bahanedir) sokak köpeklerini iğrenç biçimde kırdırma işinin sorumlusu, gerçek Müslüman Türk değil, yarı-Batılı Türk'tür; Jön Türk'tür."
Modernleşme iyidir, hoştur ama işte böyle korkunç boyutları da vardır.
Not: Catherine Pinguet'nin yazdığı İstanbul'un Köpekleri (YKY) şahane bir kitap. Ancak uyarırım: Bazı paragraflar mideyi zorluyor.

http://www.sabah.com.tr/Yazarlar/akoz/2 ... si_olmustu
ankh
resmi koleksiyoner
resmi koleksiyoner
 
Mesajlar: 1856
Kayıt: Prş Şub 10, 2005 11:35 am

Re: II.ABDÜLHAMİD.

Mesajgönderen zolata » Prş Haz 25, 2009 1:43 pm

İnsanın içi acıyor.
İlk köpek toplama işi de 2.Mahmut zamanında olmuş diye okumuştum.Bir İngiliz turisti ısırması yüzünden diye yazıyordu.
Eklentiler
ist.jpg
hayirsizada3.jpg
*ilyas Çamlı*
zolata
(ÇA) Koleksiyoner
(ÇA) Koleksiyoner
 
Mesajlar: 378
Kayıt: Cum Ağu 11, 2006 3:24 am
Konum: KOCAELİ-BOLU

Re: II.ABDÜLHAMİD.

Mesajgönderen meliksah25 » Çrş Tem 22, 2009 5:50 am

Paylaşım için sağolun üstadım.
Ama en azından şunuda unutmamalıyız.Köpekleri katletme nedenleri tamamen insan rahatı ve sağlığı içindi.
Günümüzde bizlere cani,yobaz gözüyle bakan Bazı ülkeler ne yazıkki aynı zulmü bir hayvana değil insana yapıyor.Hemde çoluk çocuk,kadın,genç,yaşlı,sivil,asker demeden.Malesefki insanlıktan nasibini almamış bu şahıslara,hiçkimse dur demiyor.
Bence asıl insanın içini acıtan bu.
Saygılarımla...
Hak etmediğini yemek Aslan'a ar,Çakal'a iftihardır.
meliksah25
(ÇT) Koleksiyoner
(ÇT) Koleksiyoner
 
Mesajlar: 156
Kayıt: Cmt Ara 13, 2008 3:12 pm

Re: II.ABDÜLHAMİD.

Mesajgönderen ankh » Çrş Mar 17, 2010 10:12 am

2. ABDULHAMİT İÇİN ANMA TÖRENİ

Osmanlı İmparatorluğu'nun 34. Padişahı 2. Abdülhamit, ölümünün 92. yılı nedeniyle düzenlenen panelde anıldı.
İstanbul Büyükşehir Belediyesi Kültür Müdürlüğünün düzenlediği ''Bir İnsan olarak Sultan Abdülhamit'' adlı panel, Fatih Ali Emiri Kültür Merkezi'nde yapıldı.

Abdülhamit'in hayatına ilişkin kısa bir belgesel gösterimiyle başlayan panelde konuşan Erciyes Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Metin Hülagü, Sultan Abdülhamit'in Fransızca, Arapça, Farsça, Arnavutça ve Çerkezce bildiğini, bilime ve farklı kültürlere açık bir insan olduğunu söyledi.

Sultan Abdülhamit'in, özel yaşamında temiz, şık giyinen, zarafete adeta aşık bir kişi olduğunu anlatan Hülagü, Abdülhamit'in her adımını ölçülü ve bilerek attığını, aynı zamanda ahlaki konularda haşin ve gaddar değil son derece merhametli bir kişiliği bulunduğunu belirtti.

Hülagu, Abdülhamit'in ayrıca yüzmeyi sevdiğini, yanlışlıklar ve hatalar karşısında haşin olmasına karşın, huzuruna gelenleri dinleyen, çok konuşmayan ve döneminin konjönktürü nedeniyle kuşkucu bir kişiliği olduğunu aktardı.

''Padişah Abdülhamit borç almaya, kredi kullanmaya karşı olan bir padişahtı. Çünkü bunun insanları kısıtlayıcı bir durum olduğunu düşünüyordu'' diyen Hülagü, Abdülhamit'in ciddi anlamda ticaretle de uğraştığını ve bu nedenle de maddi sıkıntılar çeken diğer şehzadelerin tersine böyle bir sıkıntı yaşamadığını ifade etti.

Prof. Dr. Hülagü, Abdülhamit'in koyun tüccarlığı, tarım ve borsa gibi ticari faaliyetlerle de meşgul olduğunu ve bu konuda yaptığı serveti sık sık hayır işlerine harcayarak insanlara örnek olduğunu anlatarak, ''Örneğin Hicaz demir yolunun yapımında kendi servetinden önemli bir meblağ bağışlamıştı. Sultan Abdülhamit, Selanik'teki sürgün yıllarında dahi servetini 3. ve 4. ordunun ihtiyaçlarını gidermek üzere bağışlamıştır'' diye konuştu.

Abdülhamit'in güzel sanatlara düşkünlüğü ile de tanındığını ve pek çok güzel sanat dalıyla ilgilendiğini vurgulayan Hülagü, özellikle marangozluk ve oymacılıkta çok başarılı olan Abdülhamit'in, resim, çini ve tiyatroya da meraklı olduğunu, bu nedenle Yıldız Sarayı'nda İtalyan sanatçıları istihdam ettiği bir tiyatro dahi kurduğunu dile getirdi.

Hülagü, Abdülhamit Han'ın musiki ile de alakalı olduğunu ancak Türk musikisi yerine Batı müziğini dinlemeyi tercih ettiğini belirtti.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Daire Başkanlığı Kültür Müdürü Hüseyin Öztürk de Sultan Abdülhamit'i anlamanın, tanımanın ve 30 yıl boyunca bir imparatorluğu ayakta tutan büyük bir alim, sanatkar, devlet adamı ve askeri deha olan böyle bir kişiliği burada anmanın boyunlarının borcu olduğunu söyledi.

Öztürk, milli kültüre ve ülkeye hizmet edenlere yönelik anma toplantıları düzenlemeye devam edeceklerini kaydetti.

Bilecik Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Azmi Özcan da ölümünün üzerinden 92 yıl geçen 2. Abdülhamit'in, Osmanlı tarihinde hakkında en fazla araştırma yapılan sultan olduğunu söyledi.

Prof. Dr. Özcan, ''Ama ne yazık ki aynı zamanda anlamsız bir kimlik tartışmasının konusu olarak popüler kültürde varlığını sürdürüyor'' dedi.
ankh
resmi koleksiyoner
resmi koleksiyoner
 
Mesajlar: 1856
Kayıt: Prş Şub 10, 2005 11:35 am


Dön Tarih İle İlgili Konular

Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir