HABERLER

Resim


Forum tekrardan kullanıma açılmıştır. Özel mesajlaşma kapatılmıştır. Koleksiyon konusu haricinde, şahsi yorumlar içeren mesajlar, kimin haklı olup olmadığına bakılmaksızın DERHAL SİLİNECEKTİR ! Foruma gönderilen her mesaj anında kontrol edilememektedir. Silinmesini istediğiniz, sizce uygun olmayan mesajları yöneticiye bildirmek için her mesajın üstünde, sağ tarafta bulunan DİKKAT işaretini tıklamanız yeterlidir.

Anadolu Nümismatik Forumu, Osmanlı Nümismatik tarafından idare edilmektedir. Ana web adresimiz http://www.osmanliparalari.com 'dur

kayıp Türkler

:!: :!: :!: SİYASİ İÇERİKLİ, PROVOKATİF veya BİR ÜYE İLE İLGİLİ DOĞRUDAN HEDEF ALICI MESAJLAR ANINDA SİLİNECEKTİR. BU ŞEKİLDE MESAJ GÖNDERENLERİN ÜYELİĞİ İPTAL EDİLECEKTİR. :!: :!: :!:
Forum kuralları
:!: :!: :!: SİYASİ İÇERİKLİ, PROVOKATİF veya BİR ÜYE İLE İLGİLİ DOĞRUDAN HEDEF ALICI MESAJLAR ANINDA SİLİNECEKTİR. BU ŞEKİLDE MESAJ GÖNDERENLERİN ÜYELİĞİ İPTAL EDİLECEKTİR. :!: :!: :!:

kayıp Türkler

Mesajgönderen zolata » Cmt Eyl 27, 2008 12:47 am

''TRABLUS - Tarih eğer yazacaksa muhtemelen onlar için “Kayıp Türkler” notunu düşecektir. Kimsenin bilmediği Göçer köyünde yaşayan 3 bin Türkmen, Türkçe öğrenmek için anavatan dedikleri Türkiye’den yardım istiyor. Yıllarca Osmanlıyı beklemişler. Ne gariptir ki Devlet-i Ali Osman-i’nin yıkıldığını ancak 1935’te öğrenmişler
Burası Edirne’nin ya da Kars’ın bir köyü değil. Lübnan’la Suriye arasındaki sınırın bittiği yer. Köy halkı ise gözden uzak oldukları için gönülden de uzak kalmış Türkmenler. Daha doğrusu tarih kitaplarında esamisi bile okunmayan “Kayıp Türkler.” Sahi, kim bu Türkler? Bu dar alana nasıl sıkışıp kaldılar?
Göçer (Kwaşra) köyünde yaşayanların hikâyesi oldukça eskiye dayanıyor. Osmanlı İmparatorluğu’nun üç kıtada hüküm sürdüğü dönemde buraya Anadolu’dan getirilip yerleştirilmişler. Osmanlı getirdi diye dedeleri, orada yaşayan yerli Araplar tarafından “Sultan’ın çocukları” diye karşılanır. Ancak bu itibarlı ve huzurlu günler daha sonra acı bir sona doğru sürüklenir. Osmanlı Devleti gücünü kaybedip Ortadoğu’dan çekilince Türkmenler yalnız kalır. Göçer köylüleri Osmanlı’nın peşinden Anadolu’ya göç etmek ister; ancak bu istekleri gerçekleşmez. 1918’de Fransızlar bugünkü Lübnan topraklarını işgal eder ve Türkmenler Fransız hattını yarıp Anadolu’ya geçemez. Dar alana sıkışıp kalan Türkmenler varlıklarını günümüze kadar sürdürmüşler. İşgal sırasında Fransız askerlerinin dokunmadığı Türkmenlere 1986’da Lübnan’ı işgal eden Suriye de “Osmanlı torunları” oldukları gerekçesiyle ilişmez.
İşgaller ve savaşlardan kurtulan Türkmenler farkında olmadan başka yönleriyle bir yok oluşa doğru sürükleniyor. Bu durumu kavrayan yaşlı Türkmenler anavatanımız dedikleri Türkiye’den “acil” yardım istiyor: “Kültürümüz yok olmadan ne olur bize Türkçe öğretin.” Türkmenler korkularında haksız değil. Çok az kişinin dışında yeni nesil Türkmence bilmiyor. Konuya hassas aileler evlerinde çocuklarına zor da olsa Türkçe öğretmeye çalışıyor. Ancak bu okullarda öğretilen Arapça ve Fransızca karşısında
yeterli gelmiyor. Okula giden her çocuk Lübnan’da resmi eğitim dili olan Arapça ve Fransızca’yı gündelik hayatta da kullanıyor. Fransızca şarkı söylüyor, şiirlerini ve mektuplarını Fransızca yazıyorlar. İsimler bile Fransızca yazım biçimi ve okunuşuna göre kullanılıyor. Örneğin 15 yaşındaki Türkmen Yusuf’un adı Youssef olarak yazılıyor ve okunuyor
...Osmanlı gelir diye bekledik

Göçer köyü Trablus bölgesinde en yüksek rakımlı yere konuşlanmış. Tam bir yayla gibi. Suriye tarafında, Humus kentinin hemen yanında. 3 bin kişinin yaşadığı köy yaklaşık bir yıl önce belediye olmuş. Köyün muhtarı Muhammed Abdülkerim Abdo böylece belediye başkanlığına terfi etmiş. Köy tarım ve hayvancılıkla uğraşıyor. İş olmadığı için köyün gençleri daha çok paralı askerlik yapıyor. Halihazırda Lübnan Ordusu’nda 200 Türkmen görev yapıyor.

Lübnan’da yerli halk olarak kabul edilen Türkmenlerin elinde halen Osmanlı tapusu ve madeni paraları bulunuyor. 80 yaşındaki Kemal Ali Yusuf elindeki Osmanlı tapularını gösteriyor, küplere doldurduğu Osmanlı paralarını özenle saklıyor. Yusuf bunların babasından kaldığını belirterek, “Burada herkeste bulunması mümkün. Osmanlı’nın dedelerimize verdiği arazi ve mülk tapuları bunlar. Babam Osmanlı paralarını Osmanlı tekrar geri gelir, o zaman ihtiyaç olur diye saklamış. Dedem çok zengin bir adammış.” diyor.

Bir gün Devlet-i Ali Osmani gelir diye Osmanlı parasını saklayan Türkmenler 1932’de acı ve bir o kadar da “saf” bir tavır ortaya koyuyorlar. Bu tarihte Lübnan’da ilk nüfus sayımı yapılmaktadır. Ancak Göçer köylülerinin büyük bir kısmı Osmanlı Devleti gelip bizi alacak ya da tekrar buraları ele geçirecek düşüncesiyle sayıma katılmaz. Oysa köylülerin beklediği Osmanlı çoktan “tarih” olmuştur. Türkmenler Saltanat’ın 1922’de kaldırıldığından bile haberdar değillerdir. O günlerin canlı tanığı 110 yaşındaki Abdullah Hasan, yaşadıklarını şöyle anlatıyor: “Babam köydeki çokları gibi bizi nüfus memurlarına yazdırmadı. Osmanlıyı bekliyorduk. Gelecek demişlerdi. Ama bilmiyorduk. Osmanlı’nın yıkıldığını ancak 1935’te öğrendik. Herkeste Osmanlı tapusu ve parası vardı. Osmanlı gelecek, bizi alıp götürecek, bu sebepten perişan olmayalım diye paraları, tapuları, diğer evrakları elimizde tutuyorduk. Sonra gerçeği öğrenince çok üzüldük. Ağladık. Ama hiçbir şey değişmedi. Sonra nüfusa gidip kendi kaydımızı kendimiz yaptırdık.”
Biz Türkiye’den yani anavatanımızdan çok şey istemiyoruz. Bizi bilsinler, tanısınlar. Türkçe öğrenmemiz için Türkçe kitaplar ve yaz aylarında bir öğretmen göndersinler. Ben bütün çocukları toplayıp Türkçe kursuna gönderirim. Çocuklar Türkçe’yi bilmiyor. Bizim nesil ölürse burada Türkmence konuşan kimse kalmayacak. Bize bu konuda yardım etsinler, yoksa değerlerimizi kaybederiz. Lübnan’da Türk kültür merkezi kurulursa çok güzel olur. Türk kültürünü burada yaşatıp yeni nesillerimize öğretmek isteriz. Benim belediyemin çok büyük sorunları var. Ama bizim için acil olan kendi kimliğimizi muhafaza etmemiz için gerekli olanlardır. Türk hükümeti sesimize kulak versin. Kardeşleri olarak kültürümüzle birlikte bizi de yaşatsınlar.
*Göçer Köyü Belediye Başkanı

(Aksiyon-Haşim Söylemez)
*ilyas Çamlı*
zolata
(ÇA) Koleksiyoner
(ÇA) Koleksiyoner
 
Mesajlar: 378
Kayıt: Cum Ağu 11, 2006 3:24 am
Konum: KOCAELİ-BOLU

Re: kayıp Türkler

Mesajgönderen Diktator » Prş Ara 18, 2008 2:00 am

Cok cok aci bir konu.Acaba bunun gibi bilmedigimiz ve bildigimiz halde bir türlü sahip cikmadigimiz kac Türkmen boyu var acaba.
Bizler acaba ne zaman uyanacagiz!!!
Koleksiyonculuk gecmisin degerlerini gelecege tasimak kültürüdür.Yasanmisligi yeniden yasamak,gelecek nesillere aktarmaktir.
Diktator
Forum Alışkanlık Yaptı
Forum Alışkanlık Yaptı
 
Mesajlar: 143
Kayıt: Çrş Şub 09, 2005 7:25 pm
Konum: Almanya


Dön Tarih İle İlgili Konular

Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir