HABERLER

Resim


Forum tekrardan kullanıma açılmıştır. Özel mesajlaşma kapatılmıştır. Koleksiyon konusu haricinde, şahsi yorumlar içeren mesajlar, kimin haklı olup olmadığına bakılmaksızın DERHAL SİLİNECEKTİR ! Foruma gönderilen her mesaj anında kontrol edilememektedir. Silinmesini istediğiniz, sizce uygun olmayan mesajları yöneticiye bildirmek için her mesajın üstünde, sağ tarafta bulunan DİKKAT işaretini tıklamanız yeterlidir.

Anadolu Nümismatik Forumu, Osmanlı Nümismatik tarafından idare edilmektedir. Ana web adresimiz http://www.osmanliparalari.com 'dur

Osmanlı Arşivleri

:!: :!: :!: SİYASİ İÇERİKLİ, PROVOKATİF veya BİR ÜYE İLE İLGİLİ DOĞRUDAN HEDEF ALICI MESAJLAR ANINDA SİLİNECEKTİR. BU ŞEKİLDE MESAJ GÖNDERENLERİN ÜYELİĞİ İPTAL EDİLECEKTİR. :!: :!: :!:
Forum kuralları
:!: :!: :!: SİYASİ İÇERİKLİ, PROVOKATİF veya BİR ÜYE İLE İLGİLİ DOĞRUDAN HEDEF ALICI MESAJLAR ANINDA SİLİNECEKTİR. BU ŞEKİLDE MESAJ GÖNDERENLERİN ÜYELİĞİ İPTAL EDİLECEKTİR. :!: :!: :!:

Osmanlı Arşivleri

Mesajgönderen zolata » Pzt Kas 24, 2008 2:50 am

Türklerde arşiv fikrinin daha Osmanlıların ilk zamanlarından itibaren var olduğu, bugüne kadar muhafaza edilmiş milyonlarca belgenin yanı sıra bunların kayıtlarının defter şeklinde tanzimi ile ilgili emirlerden ve bu belgelerin günümüze kadar titizlikle korunmuş olmasından anlaşılmaktadır.
Bursa’nın başkent olduğu dönemler ve öncesine ait evrak Timur istilası sırasında yok edilmiş, Edirne’nin yönetimin merkezi görevini üstlendiği zamana ait evrakın ise çok az bir kısmı günümüze ulaşmıştır. Bu yüzden Fatih’e kadar olan döneme ait birkaç ferman, vakfiye, mülkname dışında fazla vesika bulunmamaktadır. Fatih’ten Kanuni’ye kadar olan döneme ait belge ve defter ise oldukça azdır. Ancak Kanuni Dönemi’nden itibaren oluşan arşivlik malzeme oldukça düzenlidir.

İstanbul’un fethinden sonra kullanılan ilk evrak mahzeni Yedikule’dir. Yedikule’den sonra arşivler Atmeydanı’na, oradan ise Topkapı Sarayı’nın inşaasını müteakip Hazine-i Amire ve Enderun-ı Hümayun’a nakledilmiştir.

Topkapı Sarayı’nın bazı bölümlerinin arşivlerin muhafazası için kullanılması, Dîvân-ı Hümâyun toplantılarının Bâb-ı Âlî’de yapılmaya başlanıp, orada kârgir bir mahzen inşa edilmesine kadar sürmüştür. Bâb-ı Âlî’de arşiv binası yapılmasına dair ilk emir Sultan I. Abdülhamid zamanında başlatılan ıslahat hareketlerin bir uzantısıdır. (Başbakanlık Arşivi, Mühimme Defteri, nr. 183, s.4)

18. yüzyıl sonlarında Babıali’nin teşekkül etmesiyle Bâb-ı Âlî, Bâb-ı Defterî, Bâb-ı Seraskerî ve Bâb-ı Meşihat olmak üzere bünyesinde evrak biriken dört daire ortaya çıkmıştır. Bunun üzerine 1785 yılında Sadrazam Sarayı bahçesinde yaptırılan bina yetersiz kalmış ve arşivlerin dağınık olması da göz önünde bulundurularak yeni bir arşiv binasının yapılması zaruri görülmüştür. Ancak bu çalışmaların yeterince hızlı olmaması sonucunda arşivlik malzeme sandık ve torbalarda elverişsiz şartlarda muhafaza edilmiştir. Nitekim ancak 1846’da Sultan Abdülmecid tarafından modern anlamda bir arşiv binasının inşası için bir irade çıkarılmıştır. Hazine-i Evrak adı verilen bu bina 1850’de hizmete sokulmuştur.

İtalyan mimar Fossati'nin nezâretinde inşası bitirilen bu binaya yerleştirilecek evrakın tasnifi için de ‘Meclis-i Muvakkat’ adıyla bir komisyon kurulmuş ve muhafaza edilecek evrakın ara depolarda ne şekilde muhafaza edileceği tespit edilmiştir.

Hazine-i Evrak’ın başına Hazine-i Evrak Müdürü unvanıyla sadaret mektupçusu Muhsin Efendi getirilmiş, işe verilen ehemmiyet dolayısıyla da bu unvan ‘Hazine-i Evrak Nazırı’ olarak değiştirilmiştir. Hazine-i Evrak, iki katlı olup güvenlik ve yangına karşı kapısı ve merdiveni demirden yapılmış, arşivlik malzemenin konulduğu dolaplar ahşap olarak yapılmış, muhafaza kutuları ise belgenin özelliğine göre değişik ebat ve şekillerde düzenlenmiştir. Bu binada yakın zamana kadar Sadaret’e ait dahiliye ve hariciye odaları ile Meclis-i Vâlâ ve Dîvân-ı Deâvî denilen Babıâli’nin evrakı muhafaza edilmiştir.

Hazine-i Evrak, İmparatorluk’un sonuna kadar sadarete bağlı olarak faaliyet gösterdi. 1 Mart 1923 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisi İcra Vekilleri Heyeti Riyasetinin Kalem-i Mahsus Müdüriyeti kadrosunda Hazine-i Evrak yerine “Mahzen-i Evrak Mümeyyizliği” ihdas edildi. 31 Mayıs 1925 tarihinde adı Hazine-i Evrak Mümeyyizliği’ne çevrildi. 1 Haziran 1927’de de Hazine-i Evrak Müdür Muavinliği olarak Başvekâlet Müsteşarlığı’na bağlanmıştır.

Daha sonra 20 Mayıs 1933 tarihinde Ankara’daki Evrak Müdürlüğü ile İstanbul’daki Hazine-i Evrak Müdür Muavinliği, Başvekâlet Evrak ve Hazine-i Evrak Müdürlüğü adı altında birleştirilmiş ve müdür muavini İstanbul’da Hazine-i Evrak’ın başında kalmıştır. 19 Nisan 1937 tarihinde Başvekâlet teşkilâtı içerisinde müsteşara bağlı, müstakil bir Arşiv Dairesi haline getirilmiştir. 29 Haziran 1943 tarih ve 4443 sayılı Kanunla müsteşarlığa bağlı Başvekâlet Arşiv Umum Müdürlüğü statüsüne kavuşturulmuş, daha sonra 9 Mart 1954 tarih ve 6330 sayılı Başvekâlet Teşkilâtı Hakkında Kanun içerisinde yer almış, 27 Şubat 1982 tarih ve 8/4334 karar sayılı "Bakanlıkların Yeniden Düzenlenmesi ve Çalışma Esaslarının Yürürlüğe Konulması Hakkındaki Bakanlar Kurulu Kararı" ile, Başbakanlık Teşkilâtı içerisinde Osmanlı Arşivi Daire Başkanlığı adını almıştır.

19 Ekim 1984 tarihinde yürürlüğe konulan 3056 sayılı ‘Başbakanlık Teşkilât Kanunu’ ile millî arşivlerimizin korunması ve değerlendirilmesiyle ilgili her türlü görev Başbakanlığa verilmiş, bu görevi yürütmek üzere Devlet Arşivleri Genel Müdürlüğü kurulmuş ve Osmanlı Arşivi Daire Başkanlığı da bu genel müdürlüğe bağlanmıştır.

Osmanlı Devleti’ne ait 150 milyonun üzerinde belge ve defter bugün İstanbul’da Başbakanlık Osmanlı Arşivi depolarında muhafaza edilmektedir. Bunların bir kısmının tasnifi halen sürmektedir.

600 yılı aşkın bir süre üç kıtada ve çok geniş bir coğrafyada hüküm süren Osmanlı Devleti, hakimiyeti altında bulunan bu coğrafyadan çeşitli faktörler sebebiyle ağır ağır çekilmek zorunda kalınca, Osmanlı idarî sisteminin ürünü olan bir çok arşiv malzemesi de kaçınılmaz olarak oralarda bırakılmıştır. Bugün bu arşivlerin yok edilmekten kurtulabilen bir kısmı Osmanlı coğrafyasında ortaya çıkmış değişik ülkelerin arşiv, müze, kilise ve manastırlarında muhafaza edilmektedir. Balkanlarda Bulgaristan, Bosna Hersek, Romanya, Yunanistan ve Macaristan’da ayrıca bazı Arap vilayetlerinde önemli arşivler kalmıştır.

Hümeyra Zerdeci -OSMANLI ARŞİVLERİ
*ilyas Çamlı*
zolata
(ÇA) Koleksiyoner
(ÇA) Koleksiyoner
 
Mesajlar: 378
Kayıt: Cum Ağu 11, 2006 3:24 am
Konum: KOCAELİ-BOLU

Dön Tarih İle İlgili Konular

Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 2 misafir

cron