HABERLER

Resim


Forum tekrardan kullanıma açılmıştır. Özel mesajlaşma kapatılmıştır. Koleksiyon konusu haricinde, şahsi yorumlar içeren mesajlar, kimin haklı olup olmadığına bakılmaksızın DERHAL SİLİNECEKTİR ! Foruma gönderilen her mesaj anında kontrol edilememektedir. Silinmesini istediğiniz, sizce uygun olmayan mesajları yöneticiye bildirmek için her mesajın üstünde, sağ tarafta bulunan DİKKAT işaretini tıklamanız yeterlidir.

Anadolu Nümismatik Forumu, Osmanlı Nümismatik tarafından idare edilmektedir. Ana web adresimiz http://www.osmanliparalari.com 'dur

''En ziyade müsaadeye mahzar millet''-Türk-ABD ilişkileri

:!: :!: :!: SİYASİ İÇERİKLİ, PROVOKATİF veya BİR ÜYE İLE İLGİLİ DOĞRUDAN HEDEF ALICI MESAJLAR ANINDA SİLİNECEKTİR. BU ŞEKİLDE MESAJ GÖNDERENLERİN ÜYELİĞİ İPTAL EDİLECEKTİR. :!: :!: :!:
Forum kuralları
:!: :!: :!: SİYASİ İÇERİKLİ, PROVOKATİF veya BİR ÜYE İLE İLGİLİ DOĞRUDAN HEDEF ALICI MESAJLAR ANINDA SİLİNECEKTİR. BU ŞEKİLDE MESAJ GÖNDERENLERİN ÜYELİĞİ İPTAL EDİLECEKTİR. :!: :!: :!:

''En ziyade müsaadeye mahzar millet''-Türk-ABD ilişkileri

Mesajgönderen zolata » Sal Nis 07, 2009 12:48 am

Yaklaşık iki yüz yıla yaklaşan Türk-Amerikan ilişkilerinin II.Dünya Savaşı’na kadar daha çok ekonomik boyutta geliştiği,II.Dünya Savaşı’ndan sonra Amerika Birleşik Devletleri’nin ekonomik bir güç olarak belirmesiyle, ilişkilerin siyasî görünüm kazandığı genel olarak kabul edilen bir görüştür.(Fahir ARMAOĞLU, Belgelerle Türk-Amerikan Münasebetleri, TTK)

1783’te bağımsız bir devlet olarak ortaya çıkan ABD kısa sürede kendine özgü yapısını oluşturmuştur. Uluslararası ticarî faaliyetlere öncelik veren ABD’nin ticarî faaliyet alanlarından biri de Akdeniz bölgesi olmuştur.
O dönemde dünya ticaretinde büyük yere sahip olan Akdeniz’de söz sahibi olmak ABD için oldukça önemlidir. Akdeniz’in ABD için diğer bir önemi de ABD’nin temel ihraç ürünlerinden olan mısır, tuzlanmış balık vb. malların satışında Akdeniz ülkelerinin büyük yer tutmasıdır. O dönemde Akdeniz’de söz sahibi olan Cezayir beyliğinin kendilerinden müsaadesiz dolaşan iki Amerikan gemisini ele geçirmeleri ABD açısından bu beylik ile anlaşma yapmayı zorunlu kılmıştır. ABD,Cezayir Beyliği ile anlaşma (1795) yaptıktan sonra birer yıl ara ile Trablus ve Tunus ile de anlaşma imzalamıştır .Gerek Akdeniz ticareti gerekse Osmanlı Devleti’nin üç kıtada geniş bir yüzölçümüne sahip olması, ayrıca Osmanlı Devleti'nin jeopolitik, önemi ,ABD açısından Osmanlı Devleti ile ilişkiye girmeyi gerekli kılmıştır.( Akdes Nimet KURAT, “Berberi Ocakları ile ABD Münasebetleri , Ankara Üniv)

1799 yılında ABD Başkanı John Adams,Portekiz’deki Amerikan elçisi William L.Smith başkanlığındaki bir heyeti Osmanlı Devleti ile bir dostluk ve ticaret antlaşması yapması için görevlendirmiştir. Ancak Fransızlar ve İngilizler ile yapılan savaşlar nedeniyle Başkan Adams’ın isteği gerçekleşememiştir. Daha sonra 1820, 1823ve 1828’de yapılan girişimler de çeşitli nedenlerle sonuçsuz kalmıştır.( Çağrı ERHAN, “1830Osmanlı-Amerikan Antlaşması’nın GizliMaddesi ve Sonuçları,Belleten)

Amerikalıların Anadolu’yu ilk ziyaretleri ticaret temelli olmuştur. Bazı kayıtlara göre,Amerikan ticaret gemileri ilk kez 1786yılında İstanbul’u, 1797 yılında İzmir’i,1800 yılında ise İskenderiye’yi ziyaret etmişlerdir.( Orhan KOLOĞLU,“Türk’le Amerikalı’nın Tanışması”,Tarih ve Toplum)

İlk resmîziyaret ise Amerikan gemisi GeorgeWashinton firkateyninin İstanbul’u ziyaretidir. George Washington Akdeniz’e giren ilk Amerikan harp gemisidir ve bu seferin devamında İstanbul’a ulaşmıştır. 9Kasım 1800 tarihli ziyarette Amerikalılar Padişaha çeşitli hediyeler sunmuşlardır.
Osmanlı Devleti ile ABD temsilcileriarasındaki görüşmeler neticesinde, Osmanlı-ABD Ticaret ve Seyrisefain Antlaşması 7Mayıs 1830 tarihinde imzalanmıştır.
Dokuz maddeden oluşan antlaşmayla,ABD’ye “en ziyade müsaadeye mahzar millet”(the most favored nation) statüsü verilmiştir.( Köprülü, Tarihte Türk-Amerikan Münasebetleri, Belleten)

1830 Ticaret Antlaşması’nın ABD’de Osmanlı donanması için maliyet fiyatına gemiler yapılması ve İstanbul Tersanesi’nde Amerikalı mühendisler tarafından gemi inşâ edilmesi çerçevesinde teknik yardımları öngören gizli maddesi vardı. Ancak bu gizli madde, Amerikan Senatosu tarafından,ABD dış siyasetinde ihtilaflara yol açacağı endişesiyle reddedilmiştir.( KURAT, “Türkiye ile ABD Arasındaki Münasebetlere Dair Arşiv Vesikaları”, Tarih Araştırmaları Dergisi)

Gizli maddenin reddi Bâbıâli’yi son derece rahatsız etmiştir.
Hatta Padişah II.Mahmud bu gelişme üzerine şu şekilde öfkesini dile getirmiştir;

“…Frenklerin âdetleri kendülerinin mukaddemâ söyledikleri sözden nükûl
etmeğe (vazgeçme) asla utanmazlar hemen kendülerine menâfi’i olacak maslahat ne ise
tervice bakarlar.”

Amerikalılar 1847yılında Payitahtta Sultan Abdülmecid’e telgraf makinesinin bir örneğini yaparlarken,Medine’de kutsal yerlerin aydınlatılması da Pennysylvania’dan gelen gazlarla yapılmaktadır.(Uygur KOCABAŞOĞLU, Kendi Belgeleriyle Anadolu’daki Amerika, arba yay)

MİSYONERLER
Osmanlı’da faaliyet gösteren misyonerler Müslüman nüfustan ve Yahudilerden bekleneni göremeyince Ermenileri hedef kitle olarak seçmişlerdir.
Amerikalı misyonerler, 1839 Tanzimat ve1856 Islahat Fermanı’nın getirdiği hürriyetlerden faydalanarak faaliyetlerinehız vermişlerdir.Misyoner raporlarına göre 1886 yılında devlet dahilindeki, kendi tabirleri ile high school ve college’lerin sayısı 35, yatılı kız okullarının sayısı ise 27’dir. Daha aşağı seviyedeki okulların sayıları 508 olup çeşitli yerlerde öğrenim gören, öğrenci sayısı25.171’dir. Bunlardan 13.570’si Türkiye’de
6075’i Suriye’de, 5106’sı da Mısır’da bulunmaktadır. Bu rakamlar I. Dünya Savaşına kadar giderek artmıştır.(Ayten SEZER, “Osmanlı’dan Cumhuriyete Misyonerlerin Türkiye’deki Eğitim Öğretim Faaliyetleri”, Hacettepe Üniv. Edeb. Fak. Der)

Osmanlı Devleti zayıflaması ile birlikte birçok emperyalist devletin hücumuna uğramıştır. Bu saldırılarda silahlar ve silah tutan eller her zaman gözükmemiştir. Bazen güler yüzün ve şefkat ellerinin altında“sopalar” gizlenmiştir.

CUMHURİYETE GELİRKEN
Vahdettin’in Mektubu…

Çetin bir mücadele sonunda Lozan Antlaşması ile varlığını ve bağımsızlığını dünya uluslarına tanıtan Türkiye Büyük Millet Meclisi Hükümeti, 29 Ekim 1923'te Cumhuriyeti ilan edip Hilafeti 3 Mart 1924'te kaldırdı.Hanedana mensup kişileri ülkeden çıkardı.
Bu olay büyük yankı yarattı. Vahdettin kimi devletlerin başkanlarına mektup yazarak Türkiye Cumhuriyeti'nin bu kararını geçersiz kılmaya çalıştı ve bu konuda onlardan yardım istedi.
Onun tarafından yazılıp Amerika Başkanı'na gönderilen mektup bunun kanıtıdır.

Mektup, San-Remo'da Padişah Vahdettin tarafından yazılmış ve Halis Reşat Bey tarafından Paris'te bulunan Amerikan elçiliğine teslim edilmiştir.Elçilik de bu mektubun orijinalini ve İngilizce çevirisini (15 Nisan 1924)tarihli yazısıyla Washington'a göndermiştir. Mektup Amerika Birleşik Devletleri Ulusal Arşivi'nde 86700/1788 numarada kayıtlıdır. ( Prof.Dr..İhsan GÜNEŞ ,Anadolu Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü)

‘’ Amerika Cemahir-i Müttefikiye Reisi Mösyo Coolidge Cenablamıa Siyasi olayların ve gelişmelerin tüm iç yüzünü, hangi nedenlerden dolayı Saltanat merkezimi geçici bir süre için terk etmek zorunda kaldığımı biliyorsunuz. Bu konuda ayrıntılı bilgi sunmayı gereksiz görüyorum. Bu süresiz uzaklaşmamn, babadan kalma sahip olduğum Saltanat ve
Hilafet makamından vazgeçtiğim anlamına gelmeyeceği açıktır. Ankara meclisi gibi bir isyancı [ttnenin bu konuda alacağı tüm kararların geçersiz olacağını bildiririm. Şöyle ki; islam Hilafetinin Osmanlı Saltmıatından soyutlanması ve ayrılması ve Hilafetiıı tümüyle kaldırılması dini, kavmiyeti, vatam belirsiz ve karışık askerlerden ve öteki sınıflardan oluşan küçük bir şer zümresinin kısmen zorla ve kısmen bilgisizlik ve gafletle yönlendirdiği
beş-altı milyonluk Türk kavminin yetki alam içinde değildir. Bu ancak tüm
islam dünyasınca atanan uzman kişilerden oluşan bir meclisin toplanması ve tüm din bilginlerinin ortak kararı ile çözümlenecek büyük bir evrensel sorundur.
islam bilginlerinin bildiği üzere şeriata aykırı kararlar herhangi makamdan olursa olsun sonuçsuz kalmaya mahkumdur. Bundan başka bu durumun, içinde bulunulan koşullarda islam dünyasmda sonuçları pek vahim olabilecek büyük bir heyecmıa yol açacaktır. Ayrıca gelişmiş ülkelerin iç güvenliklerine de büyük bir etki yapacaktır.
Hanedanımm ileri gelenleri aleyhinde Ankara meclisi tarafindan kabul edilen sürgün ve kovma, emlakine ve bireysel mallarına el koyma gibi haksız kararları hanedmııın bireylerini, insan ve kişilik haklarından soyutlar mahiyettedir. Bu konuda yüce kişiliğiniz ve cumhuriyet hükümetiniz tarafindan olanaklar ölçüsünde yapılabilecek yardımları pek değerli
sayacağımı açıklamaya gerek yoktur.
Bu vesile ile sağlıklı olmanızı yüce haktan niyaz eylerim.
13 Mart 1924
Mehmed Vahideddin
Amerika Cemiihir-i MüUefike Re'isi Mösyö Kolidec[Calvin Coolidge] Cenahlarına
*ilyas Çamlı*
zolata
(ÇA) Koleksiyoner
(ÇA) Koleksiyoner
 
Mesajlar: 378
Kayıt: Cum Ağu 11, 2006 3:24 am
Konum: KOCAELİ-BOLU

Dön Tarih İle İlgili Konular

Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir

cron