HABERLER

Resim


Forum tekrardan kullanıma açılmıştır. Özel mesajlaşma kapatılmıştır. Koleksiyon konusu haricinde, şahsi yorumlar içeren mesajlar, kimin haklı olup olmadığına bakılmaksızın DERHAL SİLİNECEKTİR ! Foruma gönderilen her mesaj anında kontrol edilememektedir. Silinmesini istediğiniz, sizce uygun olmayan mesajları yöneticiye bildirmek için her mesajın üstünde, sağ tarafta bulunan DİKKAT işaretini tıklamanız yeterlidir.

Anadolu Nümismatik Forumu, Osmanlı Nümismatik tarafından idare edilmektedir. Ana web adresimiz http://www.osmanliparalari.com 'dur

İSTANBUL’UN BİLİNMEYEN YÖNLERİ

:!: :!: :!: SİYASİ İÇERİKLİ, PROVOKATİF veya BİR ÜYE İLE İLGİLİ DOĞRUDAN HEDEF ALICI MESAJLAR ANINDA SİLİNECEKTİR. BU ŞEKİLDE MESAJ GÖNDERENLERİN ÜYELİĞİ İPTAL EDİLECEKTİR. :!: :!: :!:
Forum kuralları
:!: :!: :!: SİYASİ İÇERİKLİ, PROVOKATİF veya BİR ÜYE İLE İLGİLİ DOĞRUDAN HEDEF ALICI MESAJLAR ANINDA SİLİNECEKTİR. BU ŞEKİLDE MESAJ GÖNDERENLERİN ÜYELİĞİ İPTAL EDİLECEKTİR. :!: :!: :!:

İSTANBUL’UN BİLİNMEYEN YÖNLERİ

Mesajgönderen karabina » Pzt May 09, 2011 11:15 am

İSTANBUL’UN BİLİNMEYEN YÖNLERİ

Fatih Sultan Mehmet’in kente girdiği güne dek kentliler birey olarak kendilerine “Romaioi” yani “Romalı” diyorlardı. Hatta İstanbul’un fatihi 2. Mehmet’in diğer bir unvanı da “Roma İmparator”uydu.

Beyoğlu ilk kez 1856-57’de aydınlatıldı. O güne dek İstanbul geceleri kapkaraydı. Sadece belirli günlerde ve Ramazan gecelerinde bazı meydanlar ile önemli geçiş yerleri, katrana batırılmış bezlerin yakılmasıyla aydınlatılırdı.

Beyoğlu’ndaki ilk fotoğraf stüdyosu, Kevork ve Vichen Abdullah biraderler tarafından Sultan Abdülmecit döneminde 1858’de açıldı.

1869’da Şehremini Server Paşa, ilk kez atlı tramvayı İstanbullularla tanıştırdı. Bu tramvaylar, kente elektrikli tramvayların girdiği 1914’e dek kullanıldı.

İstanbul’da ilk otomobil, 1895’te Basra mebusu Zehirzade Ahmet Paşa tarafından kullanıldı.

1932 yılında “Konstantinopolis” adı yasaklandı ve bunun yerine kentin resmi adı “İstanbul” oldu.

EN BÜYÜK TÜRBE
İstanbul’un en büyük türbesi, Hatice Turhan Sultan Türbesi... Sirkeci’ye giden yol üzerinde bulunan türbe, 1663 yılında bitirildi. Kütlesi orta boyda bir cami gibi görünen türbe, aslen bir Rus olan ve Ünlü Kösem Sultan’a armağan olarak saraya getirilen Hatice Turhan adına yaptırıldı. Türbenin içinde çoğu minik sultan ve şehzadelere ait 44 sandukanın yanı sıra Osmanlı Padişahlarından “4. Mehmet, 2. Mustafa, 2. Ahmet, 1. Mahmut, 3. Osman ve 5. Murat”ın mezarları da bulunuyor.

4. MURAT’IN TAŞ TAHTI
Topkapı Sarayı’nın bahçesinde yer alan taş taht da İstanbul’un gizemli ve sevimli eserlerinden birisi... Topkapı Sarayı’nın bahçesindeki hekimbaşı kulesinin arkasına dayanan taş tahtın, bahçedeki oyun ve müsabakaları izlemek için Sultan4. Murat’ın çocukluk yıllarında yaptırdığı sanılıyor. Kösem Sultan ile 1. Ahmet’in çocuğu olan ve 11 yaşında padişah olan 4. Murat’ın taş tahtı, çok yalın ve süssüz görüntüsü, oturma yerinin küçüklüğüyle dikkati çekiyor. Taş tahtın yaslanma yerinde sultanın gücünü anlatan bir kitabe bulunuyor.

700 YILDIR KULLANILAN KİLİSE
Fener’in tepelerinde bulunan Aziz Maria kilisesi ise İstanbul’da 700 yıldan fazla zamandır hala kilise olara kullanılan tek eser olma özelliğini taşıyor. Hürel’in araştırmasına göre, Bizans İmparatoru 8. Mikael Paleologos’un meşru olmayan kızı Maria Paleologina, daha önceden var olan bu kiliseye 1282’de son şeklini vermişti. Bu kilise o yıllarda henüz yirmi yıllık bir yapıydı ve 1261’deki işgalci Latinlerin İstanbul’dan kovulmalarından hemen sonra imparatorun amcası Isaacos Doukas tarafından yapılmıştı. Maria, “tüm kutsal tanrı anası” adına bağışladığı bu kilisede, kendi yaptırdığı manastıra kapanmış ve ömrünüburada tamamlamıştı.

125 SEBİL’DEN 30’U AYAKTA
İstanbul’un simgelerinden olan sebillerle ilgili olarak da ilginç bilgiler yer alıyor. Buna göre, ilki 1503’te 2. Beyazıt döneminde Eftalzade Seyyid Hamüdiddin Efendi adlı bir Şeyhülislam tarafından yaptırılan sebillerin sonuncusunu ise 1896’da Nermidil Kalfa yaptırdı. Sebil geleneğinin sürdüğü 400 yılda yaptırılan 125 sebilden sadece 30’unun ayakta olduğu belirlendi.
ne mutlu türküm diyene
karabina
(Çil) Koleksiyoner
(Çil) Koleksiyoner
 
Mesajlar: 1373
Kayıt: Cum Haz 29, 2007 6:49 pm

Re: İSTANBUL’UN BİLİNMEYEN YÖNLERİ

Mesajgönderen Cem ÖZBAKIR » Pzt May 09, 2011 8:01 pm

Sayın Karabina ;
Çok güzel bir başlık olmuş elinize sağlık.
Umarım bu başlık altında konuyla ilgili yazıların devamı da gelir.
Cem ÖZBAKIR
Isınma Turlarında
Isınma Turlarında
 
Mesajlar: 35
Kayıt: Pzt Tem 14, 2008 4:02 pm


Dön Tarih İle İlgili Konular

Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 2 misafir

cron