HABERLER

Resim


Forum tekrardan kullanıma açılmıştır. Özel mesajlaşma kapatılmıştır. Koleksiyon konusu haricinde, şahsi yorumlar içeren mesajlar, kimin haklı olup olmadığına bakılmaksızın DERHAL SİLİNECEKTİR ! Foruma gönderilen her mesaj anında kontrol edilememektedir. Silinmesini istediğiniz, sizce uygun olmayan mesajları yöneticiye bildirmek için her mesajın üstünde, sağ tarafta bulunan DİKKAT işaretini tıklamanız yeterlidir.

Anadolu Nümismatik Forumu, Osmanlı Nümismatik tarafından idare edilmektedir. Ana web adresimiz http://www.osmanliparalari.com 'dur

İSTANBUL ve SEMTLERİNİN İSİM EFSANELERİ

:!: :!: :!: SİYASİ İÇERİKLİ, PROVOKATİF veya BİR ÜYE İLE İLGİLİ DOĞRUDAN HEDEF ALICI MESAJLAR ANINDA SİLİNECEKTİR. BU ŞEKİLDE MESAJ GÖNDERENLERİN ÜYELİĞİ İPTAL EDİLECEKTİR. :!: :!: :!:
Forum kuralları
:!: :!: :!: SİYASİ İÇERİKLİ, PROVOKATİF veya BİR ÜYE İLE İLGİLİ DOĞRUDAN HEDEF ALICI MESAJLAR ANINDA SİLİNECEKTİR. BU ŞEKİLDE MESAJ GÖNDERENLERİN ÜYELİĞİ İPTAL EDİLECEKTİR. :!: :!: :!:

İSTANBUL ve SEMTLERİNİN İSİM EFSANELERİ

Mesajgönderen ankh » Çrş Ara 27, 2006 11:54 am

İstanbul’un isim efsaneleri

Tarihi ve kültürel zenginliği, kalabalık nüfusu, dinamizmi, gece-gündüz ve iş yaşamının yanı sıra sorunlarıyla da dünyanın önde gelen metropolleri arasında sayılan İstanbul, semt isimleri ve bunlarla ilgili anlatılan efsanelerle de dikkati çekiyor.

9 ayrı dil ve kültürde 33 farklı isimle anılan İstanbul’un eski semtleri de adlarını, halk arasında veya tarih kitaplarında anlatılan ilginç olaylardan alıyor.

Aksaray”ın, Fatih Sultan Mehmet’in sadrazamı İshak Paşa’nın İç Anadolu Bölgesi’ndeki Aksaray’ı ele geçirdikten sonra o bölgede yaşayanları buraya gönderdiği ve semtin adının buradan geldiği, “Ahırkapı”nın, Marmara Denizi’nin kıyısında yer alan ve padişah atlarının bulunduğu “Has Ahır”ın 7 kapısından birisinin bu semtte bulunmasından kaynaklandığı biliniyor.

Aşiyan” isminin, Tevfik Fikret’in burada bulunan ve Farsça’da “kuş yuvası” anlamına gelen “Aşiyan” adlı evinden, “Bağlarbaşı” nın ise dönemin ünlü bağ ve bahçelerin burada yer alması nedeniyle bu adı aldığı belirtiliyor.

Bebek” ile ilgili olarak anlatılan 2 rivayetten birinin, Fatih Sultan Mehmet’in bölgeyi koruması için gönderdiği bölükbaşının “Bebek” lakaplı olması, diğerinin ise “padişahın semtteki bahçesinde gezerken yılan görüp korkan şehzadesine ‘bebek’ demesi ve bundan sonra bahçesinin ‘Bebek Bahçesi’ olarak anılması” olduğu anlatılıyor.

Beşiktaş” ismiyle ilgili anlatılan 2 rivayetten biri, semtin ismini Barbaros Hayrettin Paşa’nın gemilerini bağlamak için diktirdiği 5 taştan aldığı, diğeri de burada yaptırılan kiliseye Kudüs’ten getirtilen beşik taşından geldiği yönünde.

Beyazıt” adının ise Sultan II. Beyazıt’ın semtte kendi ismiyle anılan bir külliye yaptırmasından geldiği biliniyor.

Beyoğlu:
Semt adını, İslamiyet’i kabul edip burada oturmaya başlayan Pontus prensinden veya ‘Bey Oğlu’ diye anılan Venedik prensinin burada oturmasından aldı.

Bakırköy:
Bizans döneminde ismi ‘Makri Hori’ olan semt, 14. yüzyılda Osmanlı topraklarına katıldıktan sonra ‘Makriköy’ olarak anılmaya başlandı. Cumhuriyet’in kurulmasının ardından Türkiye sınırları içerisinde kalan yabancı kökenli isimlerin değiştirilmesi sırasında Atatürk’ün isteğiyle semt, Bakırköy adını aldı.

Çatladıkapı:
Bizans döneminde yapılan surların ‘Sidera’ adlı kapısı, 1532’de yaşanan depremde çatlayınca, hem semt, hem de kapı bu isimle anılmaya başlandı.

Çemberlitaş:
Bizans’ın en önemli meydanlarından Constantinus Forumu’nun büyük sütunlarından birisi olan Çemberlitaş, bulunduğu bu semte adını verdi.


Feriköy: Sultan Abdülmecit ve Abdülaziz dönemlerinde yaşayan ‘Madam Feri’ye bölge toprakları bağışlandı ve semtin ismi bu şekilde oluştu.

Galata:
‘Gala’ kelimesi Rumca’da ‘süt’ anlamı taşıyor ve semtteki süthanelere gönderme yapılarak ‘Galata’ ismi türetildi. Diğer bir anlatıya göre de bu isim, İtalyanca’da ‘denize inen yol’ anlamına gelen ‘galata’ kelimesinden geldi.

Taksim:
Kelime anlamı ‘dağıtım’ olan Taksim adının, Osmanlı döneminde suyun halka dağıtıldığı yer olmasından kaynaklandı.

Teşvikiye:
İsmin, Sultan Abdülmecit’in, bölgede yeni bir mahalle kurulması için teşvikte bulunmasından geldiği ve bu durum, Rumeli ile Valikonağı caddelerinin kesiştiği noktada bulunan bir taş kitabede de belgelendi.

Üsküdar:
Bizans’ın ‘Skutari’ denilen ve şehrin Anadolu yakasında bulunan askeri birliklerinden gelen ‘Skutarion’dan gelen bu isim zamanla değişerek Üsküdar’a dönüştü.

Veliefendi:
Şeyhülislam Veli Efendi’nin sahibi olduğu topraklar üzerine kurulan hipodrom, semte de Veliefendi ismini verdi.”

KENTİN 33 İSMİ

Çeşitli dil ve medeniyetlerde farklı şekillerde adlandırılan İstanbul, Grekçe’de “Vizantion”, Latince’de “Bizantium, Antoninya, Alma Roma, Nova Roma”, Rumca’da “Konstantinopolis, Istinpolin, Megali Polis, Kalipolis”, Slavca’da “Çargrad, Konstantingrad”, Vikingce’de “Miklagord”, Ermenice’de “Vizant, Stimbol, Esdambol, Eskomboli”, Arapça’da “Bizantiya, el-Mahsura, Kustantina el-uzma”, Selçuklular’da “Konstantiniyye, Mahrusa-i Konstantiniyye, Stambul” ve Osmanlıca’da “Dersaadet, Deraliyye, Mahrusa-i Saltanat, Istanbul, Islambol, Darü’s-saltanat-ı Aliyye, Asitane-i Aliyye, Darü’l-Hilafetü’l Aliye, Payitaht-ı Saltanat, Dergah-ı Mualla, Südde-i Saadet” gibi bilinen farklı 33 isme sahip.
ankh
resmi koleksiyoner
resmi koleksiyoner
 
Mesajlar: 1856
Kayıt: Prş Şub 10, 2005 11:35 am

Mesajgönderen Sancak17TR » Cmt Ara 30, 2006 2:19 am

Paylastiginiz icin tesekkurler. Istanbul'da yasamiyorum ama bir Istanbul hayraniyim. Sizin sayenizde bunlarida ogrendim :clapping:

Selamlar,
Resim
Sancak17TR
(Çil) Koleksiyoner
(Çil) Koleksiyoner
 
Mesajlar: 690
Kayıt: Cmt Kas 04, 2006 9:03 pm
Konum: Rotterdam & Canakkale

Mesajgönderen korayt » Pzr Ara 31, 2006 1:03 pm

TARABYA
5. yüzyılda Patrik Attikos yöreye şifalı havası ve suları sebebiyle Therapia ( tedavi ) adını koymuş.Sultan II. selim çok çok sevdiği bu koya Tarabiye ( keyif ) adını koymuş.

Üsküdar ile ilgili bir ekleme daha yapmak istiyorum.Osmanlı döneminde bir dönem eski evler anlamına gelen ' Eski dar ' olarak anılmıştır.
korayt
Forum Alışkanlık Yaptı
Forum Alışkanlık Yaptı
 
Mesajlar: 141
Kayıt: Sal Şub 01, 2005 9:18 pm
Konum: İstanbul

Mesajgönderen erva » Pzr Ara 31, 2006 6:46 pm

çok hoş ...... bilgiler elinize sağlık......
sevgiler saygılar
erva
Isınma Turlarında
Isınma Turlarında
 
Mesajlar: 40
Kayıt: Cmt Oca 07, 2006 2:47 am
Konum: istanbul

İSTANBUL'U KORUDUĞUNA İNANILAN 15 GÜÇ

Mesajgönderen ankh » Cum May 23, 2008 6:09 am

Bizans'tan günümüze İstanbul'un gizemleri...

Bizansın garip inançları vardır. Bu inançları yüzünden oldukça enteresan faaliyetlerde bulunmuşlar, ve bunu yüzyıllarca sürdürmüşlerdir. Bunlardan günümüze kadar gelen tılsımlı sütunlar hâlâ İstanbul'da en ilgi çeken ve en çok ziyaret edilen anıtlar arasındadır.

Bizans İmparatorlarından Yanko, Vezondan ve Kostantin dönemlerinde İstanbulun imarına önem verilmiş, değişik ülkelerden getirilen mühendis, mimar ve sanatkârlara, şehri her türlü beladan korumak maksadıyla anıtlar ve tılsımlı sütunlar yaptırılmıştır. 27 tane olan bu tılsımlı sütunlardan en meşhur 15 tanesi şunlardır:

1. Tılsım Arkadius Sütunu

Cerrahpaşa Avratpazarı’nda bin parça beyaz mermerden, minare gibi içi boş merdivenli yüksek bir direk vardı. Tepesinde peri yülü bir heykel duruyordu. Efsaneye göre yılda bir defa bir feryat koparırmış. Yeryüzünde ne kadar kuş varsa o heykelin etrafında dönermiş. Kuşların binlercesi yere düşer, halk da bunları toplayıp yermiş.

2. Tılsım Çemberlitaş

Çemberlitaş tavuk pazarındaki sütun. Kırmızı renkli som mermerden yapılmış olan sütunun, hanedanı kötülüklerden, hastalıklardan ve fesattan koruduğuna inanılırdı. Hıristiyanlardan Hz. İsa’nın çarmıha gerildiği haçın, Çemberlitaş’ın altında olduğuna inananlar vardı.

3. Tılsım Kıztaşı

Saraçhane’de Büyük Pozantin2in kızının mezarı üzerine dikilmiştir. Kıztaşı diye bilinen bu tılsımlı sütun, imparatorun kızını yılanlardan, çiyanlardan ve karıncalardan korumak için dikilmişti. Fakat yine kendisi için yapılmış olan Kız Kulesi’nde otururken, bir üzüm sepeti içine gizlenmiş olan ve üzümlerle beraber Kız Kulesi’ne gelen zehirli bir kara yılanı tarafından öldürüldü.

4. Tılsım Sinekli Sütun

Kocamustafapaşa Altımermer’dedir. Altı tane mermer sütunun her biri eskiden yaşamış olan bilginler tarafından yaptırılmıştı. Bunlarının birinin üzerinde sürekli vızıldayan bir sinek resmi vardı. Bu sütun sayesinde İstanbul’a sivrisinek girmediğine inanılırdı.

5. Tılsım Leylekli Sütun

Yine bu altı mermerden birisi idi. Burada da nir leylek resmi vardı. Efsaneye göre bu leylek senede iki defa çığlık atarmış. Birinci çığlıkta bier anda her yer leylek dolar, ikinci çığlıkta ise İstanbul’daki tüm leylekler yok olurmuş.

6. Tılsım Horozlu Sütun

Yine altı mermerden birisi olan bu sütunun üzerinde bir horoz resmi vardı. Bu horoz 24 saatte bir öter horozlara önderlik edermiş.

7. Tılsım Kucaklaşmış Sevgililer

Tunçtan yapılmış genç bir erkek ve sevgilisinin birbiriyle kucaklaşmış heykelleridir. Kavga eden evli çiftlerden biri gelip bu heykeli kucaklarsa hemen barışırlarmış.

8. Tılsım İhtiyarlar Heykeli

Ünlü Hekim Calinus’un beyaz mermer üzerinde yaptırdığı ihtiyar adam ve kadın heykelidir. Birbiriyle geçinemeyen evli çiftlerden biri bu heykeli kucaklarsa hemen boşanırlarmış.

10. Tılsım Veba Sütunu

Sultan Beyazıd Hamamı’nın altında 4 köşeli bir sütundu. Bu sütun sayesinde şehre veba mikrobunun girmediğine inanılırdı. Beyazıd Hamamı yapılırken Bu tılsımlı sütun yıkıldı. Söylentiye göre o anda Sultan II. Beyazıt’ın bir oğlu vebadan öldü ve şehirde veba salgını başladı.

11. Tılsım İfrit Heykeli

Tekfur Sarayı’ndaki tunçtan bir ifrit heykelidir. Bu heykel yılda bir kez etrafına ateş saçarmış. Bu ateşten bir kıvılcım alabilen çok sağlıklı olur, hiç hastalanmaz ve ölene kadar genç kalırmış.

12. Tılsım Koncoloz Mağarası

Zeyrek’te Hz. Yahya Kilisesi’nin bitişiğindeki mağaradır. Her sen kışın Zemheri geceleri olunca Koncoloz denilen cadılar bu mağaradan çakarak arabalara binip dolaşırlarmış. Cadılar Bayramı Hıristiyanlarca halen kutlanır.

13. Tılsım Dört Melekli Sütun

Ayasofya’da 4 sütunlu bir anıttır. Cebrail, Azrail, Mikail ve İsrafil resimleri bulunan bu sütunların her biri bir tılsımdı. Bu 4 büyük melekten Cebrail kanat çırpıp bağırınca Doğu’da bolluk, bereket olacağı anlamına gelirmiş. İsrafil resmi kanat çırptığında Batı’da kıtlık olacağına inanılırmış. Mikail resmi kanat çırparsa kuzeyden bir kahraman çıkacağı işaret sayılırmış. Azrail resmi kanat çırpınca da dünyanın her yerinde veba salgını başlarmış.

14. Tılsım Örme Sütun

Sultanahmet Meydanı’nda örme sütun denilen anıttır. 300 bin taştan yapılma bir sütunun tepesinde çok güçlü bir mıknatıs varmış. Bu mıknatıs İstanbul’u depremlerden korurmuş.

15. Tılsım Burma Sütun

Sultanahmet Meydanı’ndaki siyah renkli Burmalı Sütundur. 3 başlı ejderha, ya da birbirine dolanmış 3 yılan şeklindedir. Yeniçerilerden birisi bir kılıç darbesiyle bu 3 yılanın başını koparınca tılsım bozulmuş. Ve İstanbul’da daha önce hiç görülmezken birden bire akrepler, yılalar ortaya çıkmış.
ankh
resmi koleksiyoner
resmi koleksiyoner
 
Mesajlar: 1856
Kayıt: Prş Şub 10, 2005 11:35 am


Dön Tarih İle İlgili Konular

Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 2 misafir

cron