1. sayfa (Toplam 1 sayfa)

BİR SORU...

MesajGönderilme zamanı: Prş Nis 17, 2008 8:29 pm
gönderen zolta
II. Mustafa nın çifte zoltası(60 para) ile kuruş(40 para)u arasında ne fark var acaba? boyutları ve ağırlıkları hemen hemen aynı. kuruşun sitedeki resimlerine göre hem tuğralısı hem tuğrasızı var. bildigim kadarı ile zoltalar tuğrasız. o zaman kuruş ile çifte zoltayı nasıl ayırt edebiliriz? sitede de 2 zoltanın resmi olmadığı için merak ettim.

Birde ekteki paranın ne oldugu konusunda yardımlarınızı bekliyorum. selamlar saygılar...

Re: BİR SORU...

MesajGönderilme zamanı: Prş Nis 17, 2008 11:40 pm
gönderen ankh
Zolata ile kuruşların tipleri farklıdır. İlgili bölümdeki resimlerin karışmış olduğunu zannediyorum. Kuruş diye gösterilenlerin bazılarının zolata olması lazım?

Re: BİR SORU...

MesajGönderilme zamanı: Cum Nis 18, 2008 10:35 am
gönderen kaanuslu
İnceliyorum, cevap vereceğim.

Re: BİR SORU...

MesajGönderilme zamanı: Çrş May 14, 2008 6:02 pm
gönderen zolta
tekrar merhabalar.
sordugum paranın benzerini, babacan-coins.com adlı sitede, III. Murad'a ait "selimi" başlığında buldum. sordugum paranın bu oldugunu düşünüyorum. sizinde düşüncelerinizi alabilirsem çok memnun olurum.

dolayısıyla yukarıda sordugum zolata sorusunun yanında, birde "selimi" nin ne oldugu hakkında, bilgisi olan paylaşırsa çok sevinirim. çünkü osmanliparalari.com da III. Murad'a ait böyle bir gümüş para türü yok. (dirhem, medini, akçe ve nasirinin yanında) yani genel olarak kabul gören III. Murad a ait "selimi" diye bir tip varda, osmanliparalari.com da mı örneği yok, yoksa örneğini aldığım sitede mi değişik bir bölümleme yapılmış. fikri olan paylaşırsa çok sevinirim, yardımlarınız için teşekkür ederim

Re: BİR SORU...

MesajGönderilme zamanı: Çrş May 14, 2008 7:57 pm
gönderen eskici
Osmanlılar hakimiyetleri öncesinde İran sikkelerini kullanan yerlerin halkının alışkanlıklarına ters düşmemek için evvelce kullandıkları paraların tedavülde kalmasına karşı çıkmamışlardı. Nitekim, Memlük Sultanlığı’ndan Osmanlı egemenliğine geçen yerlerde, Memlük devri para birimi olan gümüş sikke “pâre” korunduğu gibi Basra, Bağdad ve Diyarbekir’deki darbhanelerde “şâhî” darbetmişlerdir. Ancak bu sikkeye “şâhî” den farklı bir isim verilerek Osmanlılaştırılmak istenmiştir. Kanuni buna “Süleymanî” adını vermek istemiş, ancak halk dilinde ve günlük kullanımda “şâhî” denmeye devam edilmiştir. Selim II'nin aynı kaygı ile adını “Selimî” ye ve Murad III'ün “Pâdişahî” ye çevirme çabaları da sonuçsuz kalmıştır. Ancak, XVII. yüzyılın ilk yarısında Diyarbekir yöresinde “Selimî” adının kullanılmış olduğunu bazı kaynaklardan öğrenmekteyiz.


Şahi:İran kaynaklı bu para birimi, Osmanlı İmparatorluğunun Azerbaycan ve güneyindeki topraklarında tedavül etti. Akçe karşılığı daha değerli ve itibarı daha yüksek olduğundan süratle yaygınlaştı. İran'a komşu Bağdad, Basra, Haleb, Amid ve Van darphanelerinde de basımına izin verildi.1513'de gümüş sikke olarak bir miskal 4,608 gr ağırlığında yaklaşık 6.5 akçe değerindeydi. II. Selim Amid darphanesinde şahinin yerine selimi adıyla bir sikke kesilmesini emretti ise de şahinin de basımı sürdü. 1583'de doğu darphanelerinde basılan ayarsız ve bozuk vezinli şahiler toplattırıldı. 1588/89'da Istanbul'da 1 şahi'nin değeri 8 akçe olarak belirlendi.

Re: BİR SORU...

MesajGönderilme zamanı: Prş May 15, 2008 8:36 pm
gönderen zolta
Sayın "eskici", çok teşekkür ederim, elinize sağlık. gerçekten benim için çok aydınlatıcı oldu.

Re: BİR SORU...

MesajGönderilme zamanı: Cum May 16, 2008 8:07 pm
gönderen eskici
rica ederim..yardımcı olabilmişsem ne mutlu bana...